YEŞİL ALTIN

YEŞİL ALTIN

Adana Gönüllüleri Derneği Başkanı ve Enerji Yöneticisi Reşan Arlıer, TÜİK’in 2024 yılı Atık İstatistikleri üzerinden Adana için dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Türkiye’de oluşan 120 milyon tonluk atık hacmine işaret eden Arlıer, Adana’nın tarımsal üretim, gıda sanayisi ve sanayi altyapısını döngüsel ekonomiyle güçlendirmesi gerektiğini belirterek, “Atık yönetimi artık sadece çevre projesi değil; enerji, hammadde ve kalkınma meselesidir” dedi.

ADANA – Türkiye’nin önemli tarım ve sanayi merkezlerinden biri olan Adana için atık yönetimi yeni bir kalkınma başlığı olarak öne çıkıyor. Adana Gönüllüleri Derneği Başkanı ve Enerji Yöneticisi Reşan Arlıer, TÜİK’in 2024 yılı Atık İstatistikleri’ni değerlendirerek, atığın artık bertaraf edilmesi gereken bir “çöp” değil; doğru sistemlerle yönetildiğinde ekonomiye, toprağa ve enerjiye kazandırılabilecek stratejik bir kaynak olduğunu vurguladı.

Arlıer, Adana’nın tarımsal üretim gücü, gıda sanayisi, organize sanayi bölgeleri, sebze-meyve hali, pazar yerleri ve büyükşehir ölçeğindeki belediye hizmetleriyle atık yönetiminde örnek şehirlerden biri olabileceğini ifade etti.

Türkiye’de 120 milyon tonluk atık gerçeği

TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de imalat sanayi işyerleri, maden işletmeleri, termik santraller, organize sanayi bölgeleri ve hanehalklarında 42,2 milyon tonu tehlikeli olmak üzere toplam 120 milyon ton atık oluştu.

Atık bertaraf ve geri kazanım tesislerinde ise *195 milyon ton atık işlendi. Bu atığın **139 milyon tonu bertaraf edilirken, 56 milyon tonu geri kazanıldı. Ayrıca *4,7 milyon ton atık, beraber yakma yani ko-insinerasyon tesislerinde enerji geri kazanımı amacıyla değerlendirildi.

Arlıer, bu verilerin Türkiye açısından önemli bir dönüşüm alanına işaret ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Bu rakamlar bize çok net bir şey söylüyor: Atık artık yalnızca çevre başlığı altında ele alınamaz. Atık; enerji, hammadde, karbon azaltımı ve yerel kalkınma meselesidir. Türkiye’de 56 milyon ton atığın geri kazanılması önemli bir kazanımdır; ancak hâlâ çok büyük bir potansiyelin daha doğru yönetilmeyi beklediğini görüyoruz.”

Adana için 900 bin tonluk stratejik hedef

Adana’daki yıllık yaklaşık 900 bin tonluk belediye atığı potansiyeline dikkat çeken Arlıer, kentin atık yönetiminde güçlü bir dönüşüm başlatabileceğini söyledi.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de belediyelerde kişi başı günlük ortalama atık miktarının 1,09 kilogram olduğunu hatırlatan Arlıer, bu oranın Adana nüfusu üzerinden değerlendirildiğinde kentte yıllık yaklaşık 900 bin ton belediye atığına karşılık geldiğini belirtti.

Arlıer, Adana’nın bu potansiyeli doğru değerlendirmesi gerektiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:

“Adana; tarımı, gıda sanayisi, organize sanayi bölgeleri, sebze-meyve hali ve yoğun nüfus yapısıyla adeta bir atık yönetimi laboratuvarıdır. Günlük kişi başı 1,09 kilogram atığı yalnızca toplamak ve bertaraf etmek, hem maliyet hem de kaynak kaybıdır. Organik atıklarımızı komposta dönüştürdüğümüzde toprağımızı iyileştirebiliriz. Sanayi atıklarımızı geri kazandığımızda hammadde ihtiyacını azaltabiliriz. Atıklarımızı doğru yönettiğimizde ise Adana’nın yeşil altınını ekonomiye kazandırabiliriz.”

Organik atıklar toprağa, sanayi atıkları ekonomiye dönmeli

Arlıer, özellikle Adana gibi tarım ve gıda kenti olan şehirlerde organik atıkların ayrı bir stratejiyle ele alınması gerektiğini vurguladı.

Sebze-meyve hali, pazar yerleri, restoranlar, oteller, yemekhaneler, gıda işletmeleri ve tarımsal üretim alanlarından çıkan organik atıkların karışık çöp içinde düzenli depolamaya gönderilmesinin ciddi bir kaynak kaybı olduğunu belirten Arlıer, bu atıkların kompost, organik gübre, biyogaz ve toprak iyileştirici ürünlere dönüştürülebileceğini söyledi.

Arlıer, “Adana’nın bereketli toprakları için organik atıklar çöp değil, yeniden toprağa dönebilecek doğal bir girdidir. Bu nedenle sebze-meyve hali ve pazar yerleri başta olmak üzere organik atıkların kaynağında ayrı toplanması gerekiyor” dedi.

Sanayicilere ve yerel yönetimlere döngüsel ekonomi çağrısı

TÜİK verilerine göre 2024 yılında imalat sanayi işyerlerinde 4,2 milyon tonu tehlikeli olmak üzere toplam 24,4 milyon ton atık oluştuğunu hatırlatan Arlıer, Adana’daki sanayi tesisleri ve organize sanayi bölgeleri için atık yönetiminin enerji verimliliğiyle birlikte planlanması gerektiğini ifade etti.

Arlıer, sanayide geri kazanılan her metal, plastik, kâğıt, ambalaj veya proses atığının yeniden üretim için harcanacak hammadde ve enerji ihtiyacını azalttığını belirterek şu çağrıda bulundu:

“Sanayide atık yönetimi, yalnızca mevzuata uyum başlığı olarak görülmemeli. Atık azaltımı, enerji verimliliği, kaynak verimliliği ve karbon azaltımı birlikte ele alınmalıdır. OSB’lerde dijital atık envanteri oluşturulmalı; atık türü, miktarı, geri kazanım potansiyeli ve enerji etkisi birlikte raporlanmalıdır.”

“Enerji yönetimi sadece tasarruf değildir”

Enerji yöneticisi kimliğiyle de değerlendirmede bulunan Arlıer, enerji yönetiminin sadece elektrik, doğal gaz ve yakıt tüketimini azaltmak anlamına gelmediğini söyledi.

Atık yönetiminin enerji verimliliğinin doğrudan bir parçası olduğunu belirten Arlıer, şu ifadeleri kullandı:

“Atık azaltıldığında; toplama, taşıma, ayrıştırma, depolama ve bertaraf süreçlerinde kullanılan enerji de azalır. Geri kazanılan her atık, yeni hammadde üretimi için harcanacak enerjiyi düşürür. Bu nedenle enerji yönetimi sadece tasarruf değildir; kaynakları doğru kullanma, atığı azaltma, geri kazanımı artırma ve karbon ayak izini düşürme yönetimidir.”

Sıfır Atık vizyonu Adana’da yeşil dönüşümün rehberi olmalı

Reşan Arlıer, Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin, Türkiye’de çevre bilincinin toplumsal ölçekte güçlenmesinde tarihi bir rol üstlendiğini belirterek, bu vizyonun artık şehirlerin kalkınma politikalarına da yön verdiğini ifade etti.

Arlıer, Sıfır Atık yaklaşımının yalnızca atıkların ayrıştırılması ya da geri dönüşüm kutularının yaygınlaştırılması olmadığını; kaynakların daha verimli kullanılması, israfın önlenmesi, karbon ayak izinin azaltılması, enerji ve su verimliliğinin sağlanması, toprağın korunması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir şehirler bırakılması anlamına geldiğini vurguladı.

Arlıer açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Emine Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye’de güçlü bir çevre seferberliğine dönüşen Sıfır Atık Hareketi, bugün yalnızca bir çevre projesi değil; aynı zamanda bir medeniyet, kalkınma ve gelecek vizyonudur. Bu vizyon sayesinde atığa bakışımız değişmiş, çöp olarak gördüğümüz birçok unsurun aslında ekonomiye, toprağa, enerjiye ve üretime yeniden kazandırılabilecek stratejik bir kaynak olduğu daha geniş kesimlerce anlaşılmıştır.

Bu anlamlı ve öncü çalışmaları için Sayın Emine Erdoğan’a teşekkür ediyoruz. Sıfır Atık vizyonunun Türkiye’de oluşturduğu güçlü farkındalığın Adana’da da daha ileri taşınması gerektiğine inanıyoruz. Adana; tarımıyla, sanayisiyle, üretim gücüyle ve bereketli topraklarıyla bu vizyonu yerelde en güçlü şekilde hayata geçirebilecek şehirlerden biridir.”

Arlıer, Adana’nın yeşil dönüşüm yolculuğunda Sıfır Atık vizyonunun kamu kurumlarından belediyelere, okullardan hastanelere, organize sanayi bölgelerinden tarımsal işletmelere kadar her alanda bütüncül biçimde uygulanması gerektiğini belirtti.

“Adana’nın yeşil dönüşümü; atığı kaynağında azaltan, organik atığı toprağa döndüren, sanayi atığını hammaddeye kazandıran, suyu ve enerjiyi verimli kullanan bir şehir modeliyle mümkün olacaktır. Biz Adana Gönüllüleri Derneği olarak, Sayın Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu Sıfır Atık vizyonunu Adana’nın çevre, enerji, tarım ve kent politikalarıyla buluşturmayı çok kıymetli görüyoruz.”

Adana için 5 maddelik yol haritası

Arlıer, Adana’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olabilmesi için atık yönetiminde beş temel adımın öne çıktığını belirtti:

1. Organik ayrıştırma:
Sebze-meyve hali, pazar yerleri, restoranlar, oteller, yemekhaneler ve gıda işletmeleri için özel organik atık toplama sistemi kurulmalı.

2. Kompost ve biyogaz tesisleri:
Organik atıkların toprağa ve enerjiye dönüşmesini sağlayacak kompost ve biyogaz uygulamaları artırılmalı.

3. Sanayi atık envanteri:
OSB’lerde atık türü, miktarı, geri kazanım potansiyeli ve enerji etkisini gösteren dijital envanterler oluşturulmalı.

4. Akıllı belediye lojistiği:
Atık toplama araçlarında rota optimizasyonu, yakıt tüketimi takibi ve aktarma merkezlerinin verimli planlanması sağlanmalı.

5. Bütünleşik takip sistemi:
Kamu kurumlarında sıfır atık, su verimliliği, enerji verimliliği ve karbon ayak izi dijital olarak izlenmeli.

“Adana’nın yeşil altını çöpte değil, geri kazanımdadır”

Arlıer, Adana’nın tarım ve sanayi gücünün atık yönetimiyle yeni bir kalkınma modeline dönüşebileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Biz Adana Gönüllüleri Derneği olarak çöpü değil, kaynağı yöneten; toprağına, sanayisine, suyuna ve enerjisine sahip çıkan bir Adana hayal ediyoruz. Tarımın, sanayinin ve bereketli toprağın kenti Adana, atığını doğru yönetirse yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olabilir. Çünkü Adana’nın yeşil altını çöpte değil, geri kazanımdadır.”

Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Categories: Tarım

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *